Aşkın Nur Yengi’nin sahne aldığı konser, bu kez şarkılardan çok sahnede yaşanan görsel anlarla konuşuldu. Sanatçının sevilen eserlerini seslendirdiği gecede, sahneye eşlik eden dansçının sergilediği performans izleyicilerin dikkatini yoğun biçimde üzerine çekti. Dans figürlerinin belirginliği ve sahnedeki hareketliliğin artması, konserin ana odağını müzikten görsel şova kaydırdı.
Konseri izleyenler arasında bu duruma ilişkin farklı görüşler ortaya çıktı. Bir kesim izleyici, sahnedeki dans performansını konserin enerjisini yükselten bir unsur olarak değerlendirirken, önemli bir bölüm ise bu durumun Aşkın Nur Yengi’nin sahne performansını geri planda bıraktığını dile getirdi. Sanatçının güçlü sesi, yıllara yayılan müzikal birikimi ve repertuvarı yerine dansçının ön plana çıkması, konser sonrası yapılan yorumların merkezine yerleşti.
Sosyal medyada paylaşılan kısa videolar ve görüntüler, kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Yapılan yorumlarda, sahne şovlarının müziği destekleyici bir unsur olması gerektiği, ana rolün her zaman sanatçıda kalmasının önemli olduğu vurgulandı. Özellikle Aşkın Nur Yengi gibi sahne duruşu ve yorum gücüyle tanınan bir ismin konserinde, görsel unsurların dozunun tartışma yaratması dikkat çekti.
Bazı müzikseverler ise sahne performanslarının günümüz konser anlayışında önemli bir yer tuttuğunu savunarak, dans ve görsel şovların izleyici deneyimini zenginleştirdiğini ifade etti. Bu görüşü savunanlar, konserlerin yalnızca müzik dinlenen etkinlikler olmaktan çıkıp bütünsel bir sahne gösterisine dönüştüğünü belirtti. Ancak buna rağmen genel algının, dans performansının şarkıların önüne geçtiği yönünde olduğu görüldü.
Yaşanan bu durum, konserlerde müzik ve görsel denge konusunu yeniden gündeme taşıdı. Sanatçının performansını destekleyen unsurların, ana odağı gölgelememesi gerektiği yönündeki tartışmalar yeniden alevlendi. Aşkın Nur Yengi’nin konseri, bu yönüyle sadece müzikal içeriğiyle değil sahnedeki görüntülerle de uzun süre konuşulacak bir etkinlik olarak hafızalarda yer aldı.


