Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde romanından alıntılar « SEKTÖREL HABER MERKEZİ

24 Temmuz 2021 - 08:34

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde romanından alıntılar

Tüm zamanların en çok okunan ve tartışılan, yayınlandığında büyük ses getiren Amerikalı yazar Marcel Proust’ın Kayıp Zamanın İzinde romanından …

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde romanından alıntılar
Son Güncelleme :

13 Temmuz 2021 - 1:00

11 views

Tüm zamanların en çok okunan ve tartışılan, yayınlandığında büyük ses getiren Amerikalı yazar Marcel Proust’ın Kayıp Zamanın İzinde romanından alıntılar….

Kitabı henüz okumayanlar için seçtiğimiz bu alıntılarla roman hakkında kısa bilgi sahibi olabilirsiniz.

İşte kitaptan seçtiğimiz nefis alıntılar…

BİR KADINA AŞIK OLMAK

“Bir kadına âşık olduğumuzda aslında yaptığımız şey, bir ruh halimizi ona yansıtmaktır; dolayısıyla önemli olan kadının değeri değil, ruh halinin derinliğidir; sıradan bir genç kızın bizde yarattığı duygular sayesinde benliğimizin en özel, en şahsi, en uzak, en temel yanları bilinç düzeyine çıkabilir; üstün bir şahsiyetin sohbetinin ve hatta eserlerini hayranlıkla seyretmenin bize verdiği zevk, bunu sağlayamaz.”


VAROLUŞ SORUNU

“Varoluş sorununu çözmenin birçok yolundan biri de, bize uzaktan güzel ve esrarengiz görünmüş olan kişilere yaklaşıp hiçbir sırları, hiçbir güzellikleri olmadığını anlamaktır; sağlığı korumanın seçilebilecek çeşitli yollarından biri budur; pek tavsiye edilen bir yol olmayabilir ama yine de hayatımızı sürdürmemizi ve –en iyisine ulaştığımıza ve en iyisinin pek matah olmadığına bizi ikna etmek suretiyle, hiçbir özlem duymamamıza imkân tanıdığından- ölüme boyun eğmemizi sağlayan bir dinginlik verir bize”


İNSAN VE HAYAL GÜCÜ

“Bir insanın hayal gücünün, eğer kendisini önce hayal gücü tanımışsa, bu kadınınki gibi küçücük bir çehrenin ardına neler sığdırabileceğini anlıyordum; buna karşılık, tam tersine, sıradan bir şekilde tanışılmışsa, onca hayalin nesnesi olan bir şeyin, maddi, her türlü değerden yoksun, sefil unsurlara bölünebileceğini de görüyordum. Bana randevuevinde yirmi frank etmezmiş gibi gelen, benim için sadece yirmi frank kazanmak isteyen bir kadın olan şeyin, eğer başlangıçta esrarengiz, merak edilecek, kavranması, elde tutulması zor bir varlık olarak hayal edilmişse, bir milyon franktan fazla, imrenilecek bütün mevkilerden fazla, hatta aile sevgisinden fazla değeri olabileceğini anlıyordum. Şüphesiz Robert’le ben aynı ince uzun çehreyi görüyorduk. Ama bu çehreye asla kesişmeyecek olan iki ters yoldan ulaşmıştık ve asla aynı yüzü göremeyecektik.”


YÜZDEKİ İFADELER…

“Yüzündeki ifadeler sanki sadece benim için yaratılmış bir lisanda yazılmışlardı; o benim hayatımdaki her şeydi, diğer insanlar, ona bağlı olarak, onun kendileri hakkında bana bildireceği değerlendirmeye bağlı olarak vardılar sadece.”


“BİZE BENZEYEN ŞEYDEN NEFRET EDERİZ”

“Genellikle bize benzeyen şeyden nefret ederiz, kendi kusurlarımız, başkasında gördüğümüzde çileden çıkarır bizi. Hele kusurların safça belli edildiği yaşı geçmiş ve örneğin en kritik anlarda bile buz gibi bir yüz ifadesi takınmayı alışkanlık haline getirmiş biri, kendinden daha genç veya daha saf, daha salak biri aynı kusurları sergilediğinde, iyice lanetler onu. Bazı duyarlı insanlar, kendilerinin bastırdığı gözyaşlarını bir başkasında görmeye tahammül edemezler. Ailelerde, sevgiye rağmen, hatta bazen sevgi ne kadar yoğunsa o kadar artan anlaşmazlıkların sürüp gitmesinin sebebi, bu aşırı benzerliktir.”

İNSANLARLA OLAN İLİŞKİLERİMİZ

“Bir başka insanla ilişkilerimizde en önemli hata kaynakları, iyi kalpli olmak veya o insanı sevmektir. Bir tebessüm, bir bakış, bir omuz yüzünden âşık oluruz. Bu kadarı yeterlidir; sonra, umut veya hüzün dolu uzun saatler boyunca bir insan imal eder, bir kişilik yaratırız. Ve ardından, âşık olduğumuz kişiyle görüştüğümüzde, karşımıza ne kadar acımasız gerçekler çıkarsa çıksın, o bakışın, o omzun sahibinden bu iyi yürekli mizacı, bizi seven kadın kişiliğini bir türlü ayıramayız; gençliğinden beri tanıdığımız bir insan yaşlandığında, gençliğini ondan ayıramayışımız gibi.”


KADIN VE ERKEK

“Arzuladığımız bir insana has gibi görünen şeyin aslında ona ait olmadığını daha önce de birçok kere sezmiştim. Ama geçen zaman, bu gerçeğe ilişkin bana daha kesin bir kanıt sunmuştu, çünkü aradan yirmi yıl geçtikten sonra, kendiliğimden, eskiden tanıdığım kızların değil, onların o zamanki gençliğine şimdi sahip olan kızların peşine düşmek istiyordum.”


“MUTLU KAYIP YILLAR”

“Mutlu yıllar kayıp yıllardır; çalışmak için bir ıstırap bekleriz. Çalışma kavramı, önkoşul olarak ıstırap kavramıyla bağdaşır; yeni bir eseri hayal etmek için öncelikle çekilmesi gereken acıları düşünürüz. Hayatta karşımıza çıkabilecek en iyi şeyin ıstırap olduğunu anladığımız zaman da, hiç korkmadan, adeta bir kurtuluşu hayal eder gibi ölümü düşünürüz”

Ergül Tosun

Kitap sayfası için iletişim:

ergul.tosun@ensonhaber.com

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.