Julio Cortázar’la hayat ve edebiyat üzerine yapılan söyleşi « SEKTÖREL HABER MERKEZİ

28 Temmuz 2021 - 22:24

Julio Cortázar’la hayat ve edebiyat üzerine yapılan söyleşi

Julio Cortázar; kimilerine göre Latin Amerika edebiyatının en büyük yazarı. İspanyolca edebiyatın en yaratıcı yazarlarından biri olduğu kuşkusuz …

Julio Cortázar’la hayat ve edebiyat üzerine yapılan söyleşi
Son Güncelleme :

13 Temmuz 2021 - 1:36

13 views

Julio Cortázar; kimilerine göre Latin Amerika edebiyatının en büyük yazarı. İspanyolca edebiyatın en yaratıcı yazarlarından biri olduğu kuşkusuz.

Adı gerçek edebiyat tutkunlarının yüreğini titreten, has edebiyatla özdeşleşmiş bir yazar o. Ülkemizde yazdıklarına çok yakın, nitelikli bir okur çevresi var.

Hayatının büyük bölümünü sürgünde, Paris’te sürmek zorunda kaldı. İspanyolcadan başka tek sözcük yazmadı.

Üstelik gerçek bir enternasyonalist. Latin Amerika’nın siyasal acılarını derinden yaşadı, paylaştı. Yazarla yapılan söyleşi, Jason Weiss tarafından yapılmış, Latin American Writers at Work (2003) adlı kitapta ise yayınlanmıştır.

İşte o söyleşiden bazı bölümler…

Jason Weiss: Son yıllarda zamanınızın çoğunu Latin Amerika’daki bağımsızlık mücadelelerini desteklemekle geçiriyorsunuz. Bu durum gerçekle fantastik dünyayı birbirine daha çok yakınlaştırmanıza yardımcı olup, size daha ciddi bir insan haline getirdi mi?

Julio Cortázar: “Ben ciddiyet fikrini pek sevmiyorum, çünkü ciddi bir insan değilim. En azından, ciddi adam ya da ciddi kadın dediğimizde kastettiğimiz anlamda ciddi biri değilim. Ama şu son birkaç yılda, Arjantin, Şili, Uruguay, hepsinden öte Nikaragua gibi Latin Amerika rejimleri konusunda gösterdiğim çabalara öylesine kaptırdım ki kendimi, birkaç öykümde bu konulara değinirken fantastik anlatımı gerçekliğe çok yakın bir biçimde kullandım bence. Bu yüzden, eskisi kadar özgür hissetmiyorum kendimi.”


JW: “Öykülerinize ilişkin ne gibi tepkiler aldınız? Edebiyat çevresinden aldığınız tepkilerle politika çevresinden aldığınız tepkiler arasında çok fark var mıydı?”

JC: “Elbette vardı. Latin Amerika’da politikayla hiç ilgilenmeyen burjuva okuyucular ya da sağcıların safında olan okuyucular benim zihnimi kurcalayan sorunlara, yani sömürü, baskıcılık gibi konulara hiç aldırmıyor. Bu insanlar yazılarımın çoğu kez politik bir hale gelmesine hayışanıyor. Ama onların dışında, benimle aynı duyguları, aynı mücadele ihtiyacını paylaşan gençlerle edebiyat âşığı olan okuyucular bu yazılarımı da seviyor. Kübalılar “Meeting”i beğeniyor. Solentiname’da Kıyamet’İ de Nikaragualılar tekrar tekrar büyük bir zevkle okuyor.”


JW: Politikayla bu kadar ilgilenmenize yol açan şey nedir?

JC: “Latin Amerika’daki ordu benim işime daha sıkı sarılmamın asıl nedeni. Onlar çekilmiş olsaydı, bir değişiklik olsaydı, o zaman biraz durulup dinlenir, yalnızca yazınsal nitelik taşıyan şiirler, öyküler yazardım. Ama şu durumda bana işleyecek malzeme veren şey bu ordu.”

JW: Fantastik dünyaya olan ilginiz ne zaman başladı? Çok gençken mi?

JC:Çocukluğumda başladı. Sınıf arkadaşlarımın çoğunda fantastik duyusu yoktu. Her şeyi oldu gibi kabulleniyorlardı… bu bir bitkidir, şu bir koltuktur. Ama benim için, nesnelerin o tanımları yeterli değildi.”


JW: Öykülerinizi yazmaya nereden, ne ile başlarsınız? Belli bir giriş, bir fikir var mıdır?

JC: Romanlarımı, öykülerimi herhangi bir yerden başlatabilirim. Yazma sürecine gelince, ben yazmaya başlamadan uzun bir zaman önce, bazen birkaç hafta önce öykü zihnimde belirip oluşmaya başlamıştır zaten. Ama tam olarak açık değil de, öykü hakkında genel bir fikir olarak zihnimde canlanır. Bir köşesinde kırmızı bir bitki duran bir ev, bu evin içinde dolaşıp duran bir adam, sözgelimi. Tek bildiğim budur. Böyle gelir fikirler. Sonra rüyalar başlar.”


JW: Öykü yazmanın size her zaman sorun yaratan belirli tarafları var mı?

JC: “Genelde yok. Dediğim gibi, öykü içimde bir yerlerde yazılmıştır zaten. bütün boyutları, yapısıyla belirmiştir; çok kısa bir öykü mü, yoksa epeyce uzun bir öykü mü olacağı, her şey sanki önceden kararlaştırılmış gibi. Sayfanın önünde daha çok düşünürüm. Yavaş yavaş yazarım. Daha ihtiyatlı biçimde, kısa ve öz yazarım. Kimi eleştirmenler bu yüzden bana serzenişte bulunuyor, öykülerimdeki o esnekliği giderek kaybettiğimi söylüyorlar. Söylemek istediğimi daha tutumlu biçimde söyler oldum. Bu iyi mi, kötü mü bilmiyorum. Her durumda, bu benim yazma biçimim.”

Ergül Tosun

Kitrap sayfası için iletişim:

ergul.tosun@ensonhaber.com

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.