Türkiye Aile Hekimliğinde Yüksek İş Yükü: Sınırlı Kadro, Yoğun Talep Dengesi
Serkan Kırço
Yayınlanma: 02 Ekim 2026

Türkiye'de aile hekimliği, 2025'te hekim başvurularının %41'ini karşılarken toplam hekim gücünün sadece %13'ünü kullanıyor. Sendika, çalışma koşullarının iyileştirilmesi çağrısı yapıyor.
Türkiye'deki sağlık hizmetleri sisteminde, 2025 yılına yönelik projeksiyonlar, aile hekimliği birimlerinin karşılaması beklenen yoğun talebi gözler önüne seriyor. Öngörülere göre, toplamda 1 milyar 138 milyon hekim başvurusunun yaklaşık 466,3 milyonluk kısmı, birinci basamak sağlık hizmetlerinin merkezi konumunda yer alan aile hekimliği sistemi üzerinden yönetilecektir. Bu veri, genel sağlık hizmetleri yükünün önemli bir bölümünün aile hekimlerine yöneldiğini göstermektedir.
Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Ahmet Kandemir, bu yoğunluğun mevcut hekim gücü dağılımıyla ilişkisine dikkat çekmiştir. Kandemir'in açıklamalarına göre, toplam hekim kadrosunun yalnızca yüzde 13'lük bir bölümünü oluşturan aile hekimleri, ülkedeki genel hekim başvuru yükünün yüzde 41'ini üstlenmektedir. Bu durum, kaynak dağılımındaki önemli bir asimetriyi ve belirli bir uzmanlık alanındaki yığılmayı belirginleştirmektedir.
Başkan Kandemir, söz konusu dengesizliğin hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerine vurgu yaparak, aile hekimlerinin çalışma koşullarının acilen gözden geçirilip iyileştirilmesi çağrısında bulundu. Sağlık sektörü profesyonelleri açısından bu veri, insan kaynağı planlaması, iş yükü yönetimi ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin gelecekteki etkinliği konularında kritik bir tartışma başlığı oluşturmaya devam etmektedir.